Çocuk

Alışkanlık, çok yamandır ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar; başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür; ama zamanla çok tehlikeli olabilir.

Bence en büyük alışkanlıklarımız, küçük Türkçe yaşımızda belirmeye başlar ve asıl eğitimimiz, bizi emzirip büyütenlerin elindedir. Çocuk, bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara bere İçinde bırakır; annesi de ona bakıp güler. Kimi baba da oğlunun, savunmasız birini dövmesini yiğitlik belirtisi sayar, sevinir; oysa bunlar, zalimliğin, zor­balığın asıl tohumları, kökleridir. Çocukla dinleme filizlenir, sonra alışkanlığın kucağında büyüyüp gelişir.

Bu kötü eğilimleri dinleme yaşın küçüklüğüne ve işin önemsizliğine sayıp hoş görmek tehlikeli bir yoldur. Bunun için çocuklarımıza küçük yaşlardan başlayıp iyi bir eğitim ve terbiye Türkçe vermek bizim en önemli görevlerimiz­dendir.

Başa dön tuşu